Kasım, 2008 için Arşiv|Aylık arşiv sayfası

Obama’yı sürsem orama burama!


Ne Obama’ymış arkadaş! Obama aşağı, Obama yukarı! Her derde devaymış, her kapıyı açarmış, ay ne iyi olmuş da seçilmiş. Dünya’ya barış yolu gözükmüş de ıttır zırtırı… Yediler bitirdiler, manşetlerden inmediler, ha beni apartman yöneticisini seçmekten daha fazla etkiledi mi, hayır.  Ha makkeyn gelmiş ha barak, başka tas aynı hamam. Bir yandan dönüp Irak’dan  çekiliyoruz mesajı ver bir yandan gerektiğinde Pakistan’a gireriz de(tarih de veriyorum 02.08.2007)..E brüüüstt, bu ne perhiz bu ne turşu bu ne lan? Ha sanmıyorum ki bir ikinci Bush vakası olsun, ne bileyim en azından Kyoto’yu imzalamayı taahhüt ediyor vs. Çok da tın, ekonomi olmuş diz boyu, global olmuşah global olmuşaah derken şirketleri devletin en üst kademesinde bir karar mercisi haline getiren, bir ara gazı verip bir piyasaları allak bullak eden Amerika aynı Amerika.

Ne Obama ne de Ajdar oğlu Hıbrettin gelse pırıl bir dünya olmayacak evlat ben bilirim. Sene 1968, karlı bir kış akşamı Boston’da evimde oturuyorum, evde de Massachusetts Üniversitesi’nde İlahiyat profesörü Henry Gale var bir de köpeğim Oscar, birden telefon çaldı “hello” dedim karşıdan bir ses bas bas bağırıyor nasıl neşeli böyle, baktım Nixon arıyor, dedim “vay babam nerdesin sen sesin soluğun çıkmıyor hiç..” bilmem ne, dedi oğlum ben başkanlığa aday oluyorum, biliyorum o dönemde esnaf odasındaydı bu dedim iyi abi kaç senedir içindesin işin derken zart lafı böldü “Lan oğlum ABD Başkanlığı diyom lan!” demesiynen ben olur mu olmaz mı ırt zırt bir bağladı beni herif zart ertesi gün bunun bürosundayım, etraf bağrış çağrış, gelenler gidenler parti bayrakları, telefonlar vızır vızır, belki 10 tane 15 tane sekreter var etrafta, sekreterler de sekreter hani, etekler mini diz üstü, cayır cayır yakıyorlar.. Öyle ben ne oldum ne bitti derken oturttu bu beni ofise dedi abi çok acayip işler yapcaz, Rusya’yla barıştırcam halkı, tatlımızı alır gideriz, ordan da Çin’e geçeriz Yao’dur Mao’dur kim varsa görüşür tatlıya bağlarız, gerekirse pirinci de elle yeriz ben bu yola başkoydum bu dünyayı fıstık gibi yer yapcam… Anlatıyor da anlatıyor, yapma oğlum, yedirmezler sana orayı, bu adamlar dinsiz imansızdır işleriş güçleri para dedim, Rusya soğuktur üşütürsün dedim dinletemedim… Gel dedi sen de katıl ekibe, seni de kampanyanın başına oturtayım, “yoook hocam” dedim “orda dur” bana ters, ben kıvıramam, siyaset falan karışık işler… O gün orda bıraktık o muhabbetleri bir çayını daha içip kalktım, elini sıktım yolun açık olsun dedim…Nasıl bir içten dediysem Ocak’da çat bir baktık Richard koca gidi başkan olmuş. Neyse bunu kutlamak için arıyorum, birileri açıyor telefonu kimi arasam bir bahane, yok başkan uçakta, başkan Afrika’da, başkan uyuyor bilmem ne beni yiyorlar sanki, bi sinirlendim buna bir daha da aramadım… Aradan bir 3 yıl geçti geçmedi salonda Yankees – Red Sox maçına bakıyorum, zırr zırr telefon çalıyor, hayırdır dedim kalktım, baktım Nixon, “lan .bne ne oldu da arıyorsun yenge mi sepetledi” saydırdım buna, baktım bunun ses gitmiş, Watergate falan bir şeyler dedi, dedim heralde birine borç taktı bu deyyus… Derken işte baktık bunu sepetlemişler Beyaz Saray’dan, başkanlık falan hak getire, kot-gömlek takılıyor station-wagon var altında, o yanı kahvelerden bir arabayla geldi. Akşam baya surat yaptım, tatlı dilli bir de namuzsuz, alttan girdi üstten çıktı ısındık yine. Ama yatmaya giderken bir tane okkalı vurdum omzuna, oh olsun…

Bu arada burda kısaca harcamak istemezdim ama Dünya haritaları buldum bir yerde te 15. – 16. yy’dan kalma falan, alın bakın dünya ne hale gelmiş görün(?)… Tıklan bu da Osmanlı zamanı Türkiye.

Hadi sağlıcakla kalın, portakal suyu için vitamin olsun.

Şu elimde görmüş olduğunuz…


Melebayın!

Nasılsınız efendim, iyisiniz iyi, yiyip içip büyümüşsünüz siz de boş durmamışsınız belli…Madem o kadar iyisiniz bir de şu elimde tutmuş olduğum siteleri görün daha da iyi olun. Şimdi yazıma esasında işlevli olup olmadığı bir türlü anlaşılamayan cihazlar misali bulduğum bir sitenin adresini vererek başlıyorum, usernamecheck.com, efendim kendisi internet alemindeki popüler olan onlarca komün sitesinin (wordpress’tir, yahoo’dur, last fm’dir vs vs.) kullanıcı adlarını tarıyor ve arattığınız ismi bu sitelerde daha önceden alınıp alınmadığını gösteriyor. Tam bir dolma sarma makinesi misali acaba kullanışlı bir şey mi değil mi diye bocalayarak bu cümlemi bitiriyorum. Bir diğer site ise en azından bir işe yarayabileceğini düşündüğüm bir kaynak, free info society, bu adreste Calculus’den, İtalyanca dil öğretimine, Nükleer fizik teorilerine, Linux’den, savaş tarihi kitaplarına kadar toplam 720 e-book bulunuyor. Farkındaysınız öyle ağır konular yazdım ki işinize yaramasa bile “aman hanım sus sus..” diyerek uzaklaşır, “ne bunnear yeaaa” diye burun kıvıramazsınız.. Vereceğim son adres ise yazı fontlarını değiştirmek için çok leziz bir kaynak olan dafont, photoshop kullananlar genelde böyle şeyleri bilir ama daha ara ya da amatör kullanıcalar için güzel bir kaynak olabilir gibi geliyor bana yoksa şüphem mi var? Yazıdan tıkladığınız kısımda sitede Top 100′e girmiş fontları görür artık gerisini de kendiniz getirirsiniz diyorum. Valla bugünlük benden bu kadar, bişey lazım olursa cepten ararsınız zaten…

Seee..seee..pıh pıhh..

See… Sesim geliyor mu? Öhhömm… Heh tamam. Merhabalar efendim, ne oluyor ne bitiyor, kim nerede kiminle nörüyor hepsini araştırdım, siz yokken ben de boş durmadım. Efendim bugün ki yazımda şiddetle yine müzik camiasına eğileceğim. Yine arkamı dönmemle cart diye albümler ardı ardına çıkıvermiş efendi. Öncelikle hiçbir zaman “favori gruplarım” şeklinde kategorilemesem de respectte kusur etmemek adına 28 Ekim’de 4:13 Dream albümü ile piyasaya şangırt diye giriş yapan The Cure’a burdan selam ederek sözlerime başlıyorum. Dedim ya hiçbir zaman çok bir takipçileri olamadım, bir rimelim bile olmadı ama en azından seven kitlesi olur, merak edeni olur diyorum ve buyrun dinleyin diye yol gösteriyorum. Bunu yapmayan da var… Sonracağıma bir başka son dönem albümü Intimacy ile merakla beklenen Bloc Party oldu. Bayadır dinleyebildiğimiz Trojan Horse parçaları zaten pek başarılıydı(di’li geçmiş zamanı neden kullandım peki, şarkı şu anda başarısız mı yani nedir, tövbee..) Ya işte çekin dinleyin. 3 Kasım’daysa İngilizlerin başarılı onlarca grubundan bir tanesi olan Razorlight Slipway Fires adlı albümü piyasaya sürmüş, ki ben de henüz gördüm az sonra edineceğim tez elden dinleyeceğimdir. Yine 3 Kasım’da Lips of an Angel parçasıyla parlayan Hinder Take It To The Limit albümünü çıkarayazmış. Ayrıca çok da tarzım olmamakla birlikte sesi için en azından bir şans vereceğim bir albüm de Dido’dan geliyor Safe Trip Home. Bunun yanı sıra Kings of Leon, Sarah Brightman, Story of the Year’da tanıdığım, gözüme batan yeni albüm çıkaran müzisyenler olarak not düşüldüler pek tabi. Artık müziğe doymamak için önünüzde hiçbir sebep kalmadığına, sayemde “hep aynı şeyler çalıyor yahu!” şeklindeki serzeniş ve çaresizliğe son verdiğinize göre, görevimi yerine getirmenin huzuru içerisinde şatomdaki görkemli odama çekilebilir ve mum ışığı altında yazdığım kitabımın başına dönebilirim… Ritmik kalın efendim.

Demoktratik Türkiye!

Efendim bir anket yaptık ki seçim anketleri gölgesinde kalacak, bir anket ki sandıktan halkı çıkaracak! Efendim memnuniyetsiz olduğuna dair seçeneği işaretleyenler kısa da olsa bir yorum yazarlarsa sevinirim. Valla bak!..

Yavaş gel saçın başın dağılmasın

Geçenlerde başımdan geçen lakin burda anlatmayı sürekli atladığım bir hadisyeyi rötarlı da olsa buraya yazmazsam olmaz, hayatta bırakmam, dünya da olmaz, valla bak ölümü yi!! Söz konusu olay über msn diyalogları arşivimde en üstlere oynamış piyasaları alt üst etmiştir. Ahanda diyalog;

önce teftis@mit.gov.tr adresi msnine eklemek istedi beni 0_o oldum, sonra ekledim muhabbeti merak ettim sonuç inanılmaz hahuahu

teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
konuş
ben:
hm bu da yeni bir dolandırıcılık yöntemi mi?
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
onu sana sormak lazım
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
nerdesin şu an
ben:
mit olduğuna göre sen söyle nerde olduğumu
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
bu görüşme hakkında kimsenin bilgisi olmamalı
ben:
şimdiden herkes biliyor sori
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
ben söyleyemem
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
bilgim yok
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
herkesin görevi farklı
ben:
diyosaan
ben:
adınız mert mi
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
hayır
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
bilgisayarında çocuk pornosu tespit edilmiş
ben:
LOLOLOL
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
burda oyun oynamıyoruz
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
sil onları
ben:
maykıl ceksın’ın hard diski bende kalmıştı odur
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
başın yanmasın
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
benden uyarması
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
bir daha ki sefere benle görüşmezsin kapına dayanırlar
ben:
ya ne biçim mitsin nerdeyim diyorum daha statik ip’den check edemiyorsun kim oldugumu bilmiyorsun falan fason çıktın
ben:
güzel bir kekleme numarası ama
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
bana msn adresini verdiler iletişime geç dediler o kadar
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
gereğinden fazla bilgi verilmez kimseye
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
ben görevimi yaptım
ben: ahah iyi o zaman
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
gerisini sen düşün
ben: ben kendi bilgisayarımda değilim ama su an porno olması mantık dışı u failed :(

teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
seni ikna etmek için uğraşacak değilim. bana verilen bilgi bu yönde
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
ben de görevimi yapıp uyarıda bulundum
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
şu an yazışmalarımız kaydediliyor zaten
ben:
bir daha telefondan arayın ya iş yerinde yoruyorsunuz msne bakamıyoruz pek kusra kalma hahaha
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
uyarılmadım diyemezsin
teftis@mit.gov.tr (E-posta adresi doğrulanmadı):
şu andan itibaren sizinle bir daha msn üzerindne iletişime geçilmeyecek
ben: güzel adresmiş ama milletten kredi kartı şifrelerini de istesenize yutan çok olur
ben: geçmeyin zaten ya çok komik oluyorsunuz
ben: kanka çabuk gittin muhabbet sarmaya başlamıştı

çevrim dışı oldu :/

bu arada mit’in sitesinde mit.gov.tr uzantılı adreslerin bizle alakası yok biz internette iletişime geçmeyiz diyor. ki geçseler komik olur bir james bond’un karşı ülkedeki hedeflerini önce msnden uyardığını düşündümde olololo.
eğlendim lan baya aksiyon getirdiydi akşam akşam hayatıma.

hadi sağlıcakla kalın, sansürlü türkiyemin güzel okurları. (of siyasi mesaj da verdim tam oldum lan)