//
you're reading...
Sinema

OH! Hello guys…


Selam insan. Naber napıyorsun? Nedir yani son zamanlarda boşladım diye surat mı yapıyorsun evladım. Ben ister miyim böyle olsun, ben ister miyim büyük balık küçük balığı yutsun. Ben istiyorum ki herkes mutlu olsun.

İş hayatından alınan dersler;

Yavşak ya da halk arasında bilinen saf tabiriyle cana yakın ve sevimli olmak prim yapıyor. pek tabi yerinde kullanırsanız. iş yerinde anlaşabildiğim 2.5 tane insan evladı vardı benim misal. dı diyorum zira birisi işten ayrıldı, bir diğeri ise askere gitti. bu durumda .5 insana dönecek olursak o da o buçuğu zararsız ama sıkıcı bir insan olmasından alıyor. iki geyik çevirip hiç bir şey yaşanmamış gibi hayatınıza geri dönebileceğiniz cinsten. bu durumda birisi müdürüm hem de arkadaşım konumunda olan insanın ayrılması ve diğer elemanın aka bro’nun askere gitmesinden mütevellit ortalama 40+ çalışanı olan iş yerimde hayatta kalabilmek için saat 09:00 – 19:00 arasında yavşak bir insana dönüşüyorum.

ha yavşaklık yapmıyorum ama adeta bir iki kişi hariç herkesin sevdiği bir insan olmayı da başarmış konumdayım. ki onlarda bana olmayan akıllarıyla işimi öğrettiği için paketlenip gönderilmiş olmalarından beni sevmemeleri trilaylaylom. misal insanlara selam vermeye başlayıp, geçerken garip ayaküstü geyikleri çevirerek ortamda bonus biriktirilebildiğini gördüm. adamın hayatına bir tane bile artı katmadan, iş dışında görüşmeye bile tenezzül etmeden “oo kanka” şeklinde bir title ı da rewardlar arasına çakıştırmanın böylesine kolay olduğunu fark ediverdim işte. halbuki ben geçirdiğim 3.5 ay içerisinde 40+ kişiden 6-7sine selam vererek hayatta kalabiliyordum. ne oldu bana, bir bok olduğu da yok afedersin sadece iş yerinde sağlam kalelere bir takım iş kolaylaştırıcı hamleler, iki gereksiz espri ve fikirlerine kafa sallayarak bir anda sevilen insan oldum. ha bak ısrar ile söylüyorum dışarda görsem merhaba merhaba.

ha şimdilik işin eğlencesindeyim, yarın öbür gün sıkılayım tekinize selam vermem orası benim bileceğim iş canlar. üniversite hayatımı ortalama 10+ kişiye selam verip muhabbet ederek bitirmiş, gereksiz insana, boş insana zerre bulaşmamış, görüşmemiş, sahte kankacılıktan dolandırıcılığa uzanmamış bir insanım.  şimdi de gündelik iş tripleri içerisinde yalnızlığımı üzerinizde psikolojik deneyler yapıp, şirket içinde “neden olduğu bilinmediği halde sevilen insan” statüsüne ulaşarak dolanıyorum ortalarda. departmanıma neredeyse zerre iş gelmeyen şu günlerde yatan adam değil sevilen adam olmamı da sizin bu ucuz numaralarına borçlu olmam ne hoş değil mi… vay anasını, iki selam ettik kanka olduk iyi mi…

gel gelelim merakla beklediğim ve hani haberiniz yoksa, abiii bak bak mutlaka izle diye hemen yırtınacağım filmlerin isimlerini ve hemen yanlarına trailerlarını iliştirerek işe başlıyorum;

district 9 -> trailer
9 (sadece 9 evet farklı bir film bu, artı fragmandaki parça über başarılı, coheed and cambria’dan welcome home) -> trailer
avatar -> trailer
the book of eli -> trailer
shutter island (deli olacak gibime geliyor) -> trailer
where the wild things are -> trailer
tron legacy -> trailer
the imaginarium of doctor parnassus (bu ultra fantastik olacak acayip bir şey bekliyorum)   -> trailer

işte böyle bir şey canlar.

Bu arada ne nod32 ne de kaspersky canlar avg 8.5 e geçtim pırıl pırıl bir dünya. hadi yatın uyuyun artık. yakşamlar.

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: