//
you're reading...
Sinema

Buralara buralara buralara yaz günü blog yağıyor canım

Her gün bir sonraki gün yazmak konusunda kendimi titan şebekesi gibi dolandıra dolandıra, kandıra kandıra insanlıktan çıkmamın bilmem kaçıncı gününden sonra, kusursuz derecede boş olduğuma karar vererek bloga bir kaç satır bir şeyler daha eklemeye karar verdim. Haftalardır bugün yarın diyerek iyiden iyiye esnafın azılı düşmanı, her yere borçlu memur gibi dolanıyorum kendi beynimde. Artık biriken kelimeleri ödemenin vakti geldi, bebek, oouv bebek.

Bu arada düşünüyorum da, bandana çirkin bir şey, bitse, üretimi dursa, onu üreten fabrikada şimdi kaç kişi işsiz kaldı diye bile düşünmem. Çünkü bandana işte o kadar olmamış bir şey, neyse o artık.

Televizyonların bitmek bilmeyen klişe seansları vardır, çok severler her “x dönemi”nde o konuları tekrar tekrar konuşmayı. İşte o sezon yine gümbür gümbür geldi. Sayelerinde 20 küsür yıldır Türkiye’deki tüm beslenme uzmanlarını, diyetisyenlerini tanıyorum. Aşağı yukarı hepsiyle oturup üç beş muhabbet edecek, onlara adlarıyla hitap ederek inceden de samimi olmasını bilecek hale geldim. Akşam soğuk bir şeyler bile içeriz belki, ne bileyim “bol bol sıvı tüketiriz”.

Dönem itibariyle en sevilen, bol memeli ve götlü, ince kızlar içermesi sebebiyle ekranların favorisi olan mevsim yani yaz ayındayız. Önce sezonun favori diyetleri ile haberlerin bir 5 dakikasını yiyoruz. Ardından o günün talihli doktoruna giderek mikrofonu uzatıyoruz, “YAZ DÖNEMİNDE BESLENMEMİZDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?”.

O doktor da sanki her sene yaz bitince tüm insanlar ölüyor, yeni bir yaz mevsiminde topraktan başka insanlar çıkıyor misali başlıyor anlatmaya. Toplumsal hafızamız zayıf diyorsak da bu kadar değil lan münesebetsiz herifler. Haydi şimdi de bunları bilinçlendireyim diye başlıyorlar her yaz anlatmaya. Çünkü mına koyayım ben yoktum burda geçen sene? Bilmiyorum yani yaz aylarında ağır yemeklerden kaçınmayı, çünkü ilk defa bu sene Güneş denen o yuvarlak ve sıcak küreyi gördüm mınakoyim. Aklım çıkıyordu, bu ne lan diye çevreme soruyordum ki, ATV’si, Şov Tv’si çıktı vakıflara, yardım derneklerine taş çıkaracak bir gönüllükle kurtardılar beni. Sayelerinde artık öğlen saatlerinde o turuncu şeyin altında çok gezmemem gerektiğini, yoksa beynimin çorba gibi kaynayacağını, hatta bir yerlerden gelen zararlı ışıkların hücrelerimi sikertmeye çalışacağını öğreniyorum. (Çelik ayna yapıp zararlı ışın sensin bu da sana girsin nıhahaha, diye dolanıyorum etrafta gündüzleri, görürseniz arada selam verin)

Ulan baymadınız mı, her sene format mı yiyorum oğlum ben, tekrar tekrar tüm programları kurmaya çalışıyorsunuz. Olmuyor işte, bir öncekini kaldırmadan üstüne kuramazsınız anlasanıza. Bu dosya şu anda kullanılıyor ulan! Yemin ederim bayılıyorlar her sene aynı haberlere yapmaya, inan olsun deliriyorlar, ellerini kaşıyorlar yaparken eminim.

Çünkü olay haberler vasıtasıyla halkı uyarmak bilinçlendirmek değil, yok öyle bir gaye, amaç o haber bandı bu sıcakta çok uğraşmadan nasıl dolar. 1 tane diyetisyen, 10 adet sıcakta kendinden geçmiş, lapa gibi sokaklarda gezip işini halletmeye çalışan vatandaş, 2 adet sahil, bir kaç yüz bikini ve mayo, eser miktarda kumsal, büyücerek bir deniz. Tüm bunları bir harmanlıyorsun 40 dk’lık haberin kafadan 10 dakikası gidiyor, tertemiz iş yemin ediyorum. Bir de bunu bir kaç gün tekrarlayabilirsin he, zaten ilk gittiğinde sen çektiğin görüntülerin tamamını kullanmadın tamam mı, bir de başka doktor buldun mu soru soracak ooff mis, çıktı mı sana yarının haberleri için bir 10 dakika daha. “Oğlum güzel kıvırdık yalnız, iyi yattık, güzel yattık bu yaz, ehe mehe”.

Bazen matrix var ulan diye haykırmak istediğim anlar oluyor sayın seyirci. Bak senelerdir aynı yerlere gidip geliyorsun, aynı yerlerden 10 milyoruncu geçişin oluyor. Artık insanların sümüğünün ne zaman akacağını biliyorsun. Bir olay çıksa Batman’i sikeyim hacıt gel sen hallet şu işi, o namussuz etrafı kırıp döküyor her seferinde sonra tatavasıyla biz uğraşıyoruz, illallah dedik diye sana gelirler, öyle biliyorsun her yeri.  Ama gel gelelim benim yerimde, benim mekanımda bir kız beliriyor anasını satayım, öyle insan olmaz dersin. Olur dersen karşında beni bulursun, öyle biri yani. Gelip “Bundan sonra pizzaya tapacaksınız” diye ortaya çıksa bir dakika lan noluyor demezsin. İtalyan marşını söylersin ayağa kalkıp öyle bir kız. Öyle güzel insanlar var anasını satayım. Tabi bu pizzaya taptırmak yerine 2 bira içip kalkıyor ya, hah işte o zaman ben sizin vicdanınızı sikeyim. Oğlum manyak mısınız, öyle bir kız yok ki, olsa kesin görmüş olurduk, bilmiş olurduk. Elbet biri bu kızla çıkmış olmalı, gelin şunun kaydına bakalım, John sen de şunun tüm trafik kayıtlarını incele, illa bir kez park cezası almıştır falan diyorsun. Ama yok, kalkıyor gidiyor. Allahıma gidiyor, billahıma gidiyor. Bir daha da görmüyorsun kızı. Hayat çok acayip genşler.

Bu aralar sadece 8tracks.com adresinden müzik dinliyorum. Aklı zaten yarım bir insanım. Ne dinliyorsun diyene şunu diyemedim yıllardır. Abi işte dinliyoruz bir şeyler, bak böyle şeyler diyip link vere vere aklımı şaşırıyorum. (Hatta şimdilik sadece 4 playlistlik bir listem de var sayfada, ilgisini çekene: nah bu) Bir ara aylarca Radio Tracker’a sardırmıştım hatta daha önceki yazılarımdan birinde anlatmıştım onu ama şimdi o yazıyı arayıp bulacak buraya linkini verecek kadar özenli bir yazar değilim inanının. İsteyen arasın bulsun ama çohüzel pırokram. Müzik güzeldir.

Hanna değişik bir film olmuş, ben sevdim sanırsam çok ses getirmedi ben inatla bir denemenizi tavsiye ediyorum, nedir lan Hanna Alamancı Serhat’ın sevgilisi mi diyene de açıklama şöyle gelsin: HANNA

Oruç tutan adamın çıkıp Diyanet işlerinin telefonunu araması, tok tutan hap içerek oruç tutsak olur mu demesi. Şimdi ben senin aklını ortadan ayırıp içine baksam, bir şey bulamam sanırım. Yani GARDAŞ, sen oruç denen şeyin amacını anlamamışsın ama müslümanım ben diye böbürlendiğini görür gibiyim, muhtemelen oruç tutmayanlara da “cık cık cık” diye 3 hit combo yapıyorsun. Sorduğun soruya bak ya, alın şunu burdan, al al al al al.

Ramazanın 3. gününde “Seneyi hiç uzun saçlı adam ve oruç tutmayan insan dövmeden kapayacak mıyız lan? Bu toplum böyle bir şoka hazır değil, magandalar nerdesiniz!” diye sormuştum. Sağolsunlar vicdan sahibi bir kaç kişi çıktı önce kuytu bir köşede sigara içen bir kadını dövdü, sonra da voleybol oyuncusu kızın birine otobüse neden şortla biniyorsun diye saldırdılar. Tam evde yaya yaya oturuyordum, gergindim, noluyor lan yoksa medeniyet mi geldi, mnskym nolacak şimdi, naapmam lazım derken böyle haberler alınca halen taş devrinde olduğumuzu görerek rahatladım. Toplumca böyle hızlı çağ atlamaya hazır değiliz, rica ediyorum. Sizin o kadınlara saldıran ellerinizi kör testereyle kessinler orospu çocukları ya.

Bugünlük, hatta tahminen önümüzdeki 5 iş günü için diyeceklerim bu kadar, haydi eyi günler.

Reklamlar

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: