//
kütüphane

Uncategorized

This category contains 25 posts

Kusursuz kişiliğim nasıl da şahlanıyordu

Dün sabah uyandım ve etrafıma baktım. Asil bir şövalye gibi dikilip beni soğuktan koruyan penceremin yanına gittim, dışarda yağan kara bakarken gözüm ince ince, pencerenin biçimsizliğine takılmaya başlamıştı. Lan esasında hiç de şövalyeye benzemiyordu, neydi lan o öyle adeta, tahtadan şövalye mi olur, bunca yıl ben böyle bir yalanla nasıl yaşamıştım. İki vursam kırılacak gibi … Okumaya devam et

Sergen’i de çağırın beraber gülelim

Yeni yıl sendromunu atlattığımız ve esasında senelerdir anlamamakta ısrar ettiğimiz üzere 1 Ocak ve yanında gelen aradaşık sultanlı&sultansız 11 ayda geçen yıl aşağı yukarı neler olduysa olmaya devam edecek. Yine rejime başlama kararı alacak ve maksimum 1 ay içerisinde aldığınız yere geri koyacaksınız. Yine müdür tepenize bir dünya iş yığacak. Yine çok istediğiniz butik otel … Okumaya devam et

Işık hızıyla gelip çarpsam ağzına iki tane *Smıç Smıç* diye

İlluminati çalışmıyor Hasan abi, bunun “kıreki” bozuk galiba deyu deyu geçirdiğim bir Çarşamba günü var, gel gör İlluminati başkanı, halkla ilişkiler sorumlusu yok. Bir görevli çıkıp mağduriyet giderdi mi, hayır, daha da pisi arsız gibi dravdan açtıkları 7december.org adresinde karşımızda dikelerek şunu yazdılar; FIRST CASTLE HAS FALLEN! Darkness is knocking the door!… We are still … Okumaya devam et

Gidişim suskun olmuştu ama dönüşüm burgulu salto gibi olacak

Tam olarak zaman verememekle birlikte ben diyeyim sekiz ay, siz diyin bir gebelik süresi kadar zaman oldu ki siteye yazmıyorum. En son eğlendirme dairesi’ni direk com’la biten havalı, ev sahibi gibi, iş güç sahibi insan gibi bir adrese taşıdığımı hatırlıyorum. Sonrasında sahneye bir blur efekti giriyor, böyle kameraman bir pan hareketi yapıyor ve karanlık, karanlıık… … Okumaya devam et

Garipsemeden bir günüm geçmesin

Günaydın, iyi akşamlar, iyi kuşluk vakitleri falan, selam yani kısaca, artık hangi zaman diliminde okunuyor ya da okutuluyorsam. Şöyle bir şey daha aklıma geldi, “şu an da yetmiş milyon bizi izliyor” diyen adama “bir daha say da eksik falan çıkmasın” demek istiyorum. O kendinden emin tavırları dövülesiceler. Ya da birisine ‘Çok değil cehenneme kadar yolun … Okumaya devam et

Gündemli yazıyla karışık komiklik

Kocası Ashton Kutcher ile birlikte yaşlı başlı, yaralı filleri okşayan, onlara sevgi fışkırtan bir Demi Moore gördüm geçen twitter’da, lakin esas gözüme takılan sayın Demi’nin kol kasları oldu. Beni döver gibi gelince x e basıp kapadım sayfayı. Eskişehir’e de acilen İstanbul’da olduğu gibi düzgün bir pilavcı açılsın, ben düzgün pilav yapan yer yok demiyorum, alkol … Okumaya devam et

Bir noktaya barnak basmak isterim

Melebalar efendim. Nassiniz iyisiniz vs vs. diyip hizlica yaziya girmek istiyorum. Ne yani coluk cocugun da mi hatrini sorayim nedir, kisa mi geldi giris, neden bakiyorsun oyle? Ha ayrica bir onceki yazimda bir laf etmistim, turkce klavyesiz yaziyorum “bu sefere mahsus” diyerek. Gordunuz ki yalan cikti, sozumun eri olamadim. Olamadim da keyfime mi olamadim, ben … Okumaya devam et

Add new post dediler, emredersiniz dedim.

Sayfayı açtım bakıyorum, “Add New Post” yazıyor, emir kipi sandım, bu sebepten yeni bir yazı yazmaya karar verdim yoksa çok bir niyetim yoktu sıcağın alnımı karışladığı bu nadide günlerde enerji sarfiyatımı minimum düzeyde tuttugumdan yazı yazmayı bile zul gördüm, görürüm. Sıcakların insanların vampir gibi davranıp karanlık çökünce hareketlenmesine sebebiyet verdiği şu günlerde ben de evde … Okumaya devam et

3 gün dedim, 5 gün dedim bayadır gelmedim…

Merhabalar kıyasıya sevdiğimin insanları, merhabalar Mezopotamya’dan Yukarı Uruguay’a uzanan vatandaşlar! Mart ayından beri sebebini bilmeksizin verdiğim bu yersiz ve saygısız aranın ardından durmadan hortlayan Muazzez Ersoy gibi, İngiltere’de yeniden doğan Anelka gibi geri dönüş yapmaya karar verdim efendim. İş, güç, yorgunluk, gece hayatı gibi sebeplerin kendimi sizden, sizi kendimden mahrum etmeme bu deli gönül daha … Okumaya devam et

Sorumluluk aldıkça coşan adam

Ya bu kadar olmaz ama artık dedim kendime, neden demiyim ki, bu 5. açışım yazı yazma kısmını, başlığı attıktan sonra defalarca şu noktaya kadar geldim,  bir sebeplerden olsun, bir tembellikten olsun yazmadım, yazamadım. Eşeklik benim eşekliğim, sizleri bu kadar kendimden yoksun bırakmam gerçekten affedilir gibi değil lakin başka da bir seçeneğiniz yok, öhöm. Efendim tez … Okumaya devam et